23 Haziran 2026 - Salı

Bir İnsan Bazen Gitmek Zorunda Kalır, Aslında Kalabilmek İçin…

Hayatta bazı gidişler vardır; insan valizine sadece kıyafetlerini koymaz. İçine yarım kalan hayallerini, özlemlerini, umutlarını ve kalbinin sızısını da koyar.

Yazar - Ahmet İpin
Okuma Süresi: 2 dk.
Ahmet İpin

Ahmet İpin

-
Google News

 

 

Umut Yolcusu da ilk defa bir şehirden ayrılırken sadece bir yerden başka bir yere gitmediğini anladı. Çünkü bu defa geride bıraktığı sadece sokaklar, yollar, evler değildi. Aklının bir yarısı, kalbinin bir yarısı ve ruhunun en derin parçası orada kalmıştı. Adı Helya (Güneş)’ti…

İnsan sevdiğini geride bırakıp bilmediği topraklara giderken anlıyor bazı şeylerin değerini. Bazen uzaklaşmak vazgeçmek değildir. Bazen insan sevdiğine dönebilmek için gider. Daha güçlü gelebilmek, yarım kalan hikâyesini tamamlayabilmek için gider.

Umut Yolcusu’nun gidişi de bir kaçış değildi. Bir mücadelenin başlangıcıydı. Çünkü içinde tek bir umut taşıyordu: Bir gün geri dönüp Helya (Güneş)’in elinden tutabilmek, “Ben sözümü tuttum, geldim” diyebilmek…

Belki de en ağır göç, şehir değiştirmek değildir. En ağır göç; kalbinin ait olduğu insanı geride bırakıp gitmektir. Çünkü insan sevdiği yerde değilse, dünyanın en güzel şehri bile eksik kalır.

Umut Yolcusu şimdi uzaklara gidiyor… Ama içinde Helya (Güneş)’i bırakarak değil, Helya (Güneş)’e kavuşma umudunu yanında taşıyarak gidiyor.

Çünkü bazı aşklar mesafeyle bitmez. Bazı insanlar uzaklaşırken aslında sevdiklerine dönecek yolu inşa eder.

Ve bazen insan sevdiğinden gitmez…
Sevdiğine daha güzel dönebilmek için gider.

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.