Vanlı Profesörden Mide Kanserine Karşı Erken Teşhis Önerisi!
Yıllardır ameliyathanede hayat kurtaran, genç cerrahlar yetiştiren ve bilimsel çalışmalarıyla tıp dünyasına katkı sunan Prof. Dr. Sebahattin Çelik, bu kez kanserle mücadele için erken teşhis amacıyla harekete geçti.

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Vanlı bilim insanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik, mide kanserine karşı erken teşhis çağrısıyla dikkatleri bir kez daha Van’a çevirdi. Meslek hayatını hastalarına şifa olmaya, genç hekimler yetiştirmeye ve bilime katkı sunmaya adayan Çelik, bu kez yalnızca hastalığı tedavi etmeyi değil, hastalık ilerlemeden önce harekete geçilmesini sağlayacak bir yaklaşımı gündeme taşıyor. Ameliyathanede hayat kurtaran tecrübe, bu kez erken teşhis için bilimsel bir yol haritasına dönüşüyor. Çelik’in katkı sunduğu rapor, Van Gölü Havzası’nda mide ve yemek borusu kanserlerinin daha erken tespit edilmesi için bölgeye özgü bir tarama modelinin değerlendirilmesini öneriyor.
11 Yıllık Hastane Verilerinden Çarpıcı Sonuç
Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 2015-2025 yıllarına ait endoskopi ve patoloji kayıtlarının incelendiği raporda, biyopsi sonucu bulunan 45 bin 264 hastanın 1.469’unda kanser saptandığı belirtiliyor. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise hastalığın çoğu zaman geç evrede teşhis edilmesi.
Kanserin evresi belirlenebilen hastaların yüzde 84,9’unun, tanı sırasında hastalığın ilerlemiş veya başka organlara yayılmış olduğu evrede bulunduğu görülüyor. Bu veriler, mide kanserinde erken teşhisin hayati önemini ortaya koyarken, hastalığın daha erken evrede yakalanabilmesi için yeni yöntemlerin değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
40 Yaşından Sonra Endoskopik Tarama Gündemde
Halk arasında mideye kamera ile bakılması olarak bilinen endoskopi, mide ve yemek borusundaki şüpheli değişikliklerin tespit edilmesini sağlıyor. Gerekli görüldüğünde alınan doku örnekleriyle kanser veya kanser öncüsü değişiklikler araştırılabiliyor. Hazırlanan rapor, mide kanseri riskinin yüksek olabileceği düşünülen Van Gölü Havzası’nın ayrı değerlendirilmesini ve 40 yaşından itibaren endoskopik tarama seçeneğinin bilimsel olarak araştırılmasını gündeme getiriyor.
Amaç, hastaların yalnızca şikâyetleri ortaya çıktıktan sonra değil, uygun hedef gruplar belirlenerek hastalık henüz erken aşamadayken değerlendirilmesini sağlayabilecek bir sistem oluşturmak. Henüz yürürlüğe girmiş bir tarama programı bulunmuyor. Raporda öncelikle bölgedeki kanser sıklığının nüfus temelli araştırmalarla belirlenmesi, ardından hedef yaş grubu, sağlık altyapısı, personel ihtiyacı ve maliyetin değerlendirileceği bilimsel bir pilot çalışma yapılması öneriliyor.
Van’dan Türkiye’nin Kanserle Mücadelesine Güçlü Mesaj
Mide kanseri taraması bazı ülkelerde ulusal sağlık programları kapsamında uygulanıyor. Ancak her bölgede aynı yöntemin uygulanması uygun olmayabiliyor. Hazırlanan raporun temel yaklaşımı da burada öne çıkıyor: Kanser riskinin yüksek olabileceği bölgeleri kendi bilimsel verileriyle değerlendirmek ve ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmek.
Prof. Dr. Sebahattin Çelik’in katkı sunduğu çalışma, Van’ın sağlık sorunlarını yalnızca tespit etmekle kalmayıp çözüm önerileriyle ülke gündemine taşıması bakımından da önem taşıyor. Van’ın sağlık gündeminden doğan bu bilimsel girişim, Türkiye’nin kanserle mücadele politikalarında ses getirebilecek bir tartışmayı başlatmaya aday. Raporun yayımlanmasıyla birlikte, Van Gölü Havzası’nda erken teşhise yönelik nasıl bir yol izlenebileceği ve bölgeye özel bir tarama modelinin nasıl uygulanabileceği daha kapsamlı biçimde ele alınabilecek.
Hayat Kurtaran, Bilim Üreten ve Geleceği Hazırlayan Bir Hekim
Prof. Dr. Sebahattin Çelik’in mesleki yaklaşımını öne çıkaran nokta, hekimliği yalnızca ameliyat masasında gerçekleştirilen bir müdahaleden ibaret görmemesi. Hastalarına şifa dağıtırken genç cerrahların yetişmesine katkı sunması, bilimsel araştırmalarla yeni soruların peşinden gitmesi ve toplum sağlığını ilgilendiren sorunlara çözüm araması, çalışmalarının farklı boyutlarını oluşturuyor.
Bir yanda ameliyathanede yaşam mücadelesi veren hastalar, diğer yanda geleceğin cerrahlarını yetiştiren bir akademisyen ve toplum sağlığına katkı sunmayı amaçlayan bilimsel çalışmalar… Çelik’in katkı sunduğu bu rapor da bu anlayışın bir yansıması olarak öne çıkıyor. Çünkü kanserle mücadele yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmekle değil, hastalığı daha erken yakalayabilmenin yollarını araştırmakla da güçleniyor. Van’da görev yapan bir bilim insanının bölgesinin sağlık sorunlarını bilimsel verilerle ele alması ve çözüm önerilerini sağlık politikaları düzeyinde tartışmaya açması, yerel bilgi ve tecrübenin ülke çapında ne kadar değerli olabileceğini gösteriyor.
Vanlı profesör Sebahattin Çelik’ten mide kanserine karşı reçete niteliğinde bir yaklaşım: Erken teşhis, bilimsel araştırma ve bölgeye özgü çözüm. Van’dan yükselen bu çağrının temelinde tek bir hedef bulunuyor: Kanserin daha erken teşhis edilmesi, tedavi şansının artırılması ve daha fazla hayatın kurtarılması. Bazen bir bilimsel çalışma yalnızca bir rapor değildir; binlerce insanın geleceği için atılabilecek adımların başlangıcıdır. Van’dan hazırlanan bu yol haritası da erken teşhis konusunda Türkiye’nin gündemine taşınmaya aday.
Bilimsel Rapor II. MÖÇED Kongresi’nde Sunulacak
Prof. Dr. Sebahattin Çelik’in katkılarıyla hazırlanan bilimsel raporun, Mide ve Özofagus Cerrahisi Derneği (MÖÇED) tarafından düzenlenecek II. Mide ve Özofagus Cerrahisi Kongresi’nde sunulması bekleniyor.
Van Gölü Havzası’ndaki hastane verilerinden hareketle erken teşhis ve bölgeye özgü tarama seçeneklerini gündeme taşıyan çalışmanın, kongrede bilim dünyasıyla paylaşılması ve mide kanseriyle mücadelede erken tanıya yönelik bilimsel tartışmalara katkı sunması hedefleniyor. Çalışmanın kongre programında yer alması halinde, Van’ın sağlık verilerinin ulusal düzeydeki bilimsel platformlarda değerlendirilmesine ve bölgesel tarama seçeneklerinin uzmanlar tarafından tartışılmasına katkı sağlanması bekleniyor.






