Prof. Dr. Lokman Aslan’dan Hayati Uyarı: “Bu Alanlar Doğal Zenginlik Müzeleridir”

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu.

Gündem Yayın: 02 Şubat 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 02.02.2026 14:05:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

 

 

Prof. Dr. Aslan, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi konum sayesinde kıtalar arasında doğal bir köprü görevi gördüğünü belirtti. Bu durumun fauna ve flora açısından büyük bir çeşitlilik sağladığını vurgulayan Aslan, sulak alanların ise yeryüzünün en zengin ve en üretken ekosistemleri arasında yer aldığını söyledi.

 

Sulak alanların birçok canlı türü için beslenme, üreme ve barınma imkânı sunduğunu ifade eden Aslan, bu alanların yalnızca bulundukları ülke için değil, tüm dünya için “doğal zenginlik müzeleri” olarak kabul edildiğini dile getirdi.

 

Ekonomiye Katkı, Doğaya Denge

Sulak alanların çevresinde yaşayan insanlar açısından da büyük önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aslan, bu alanların bölge ve ülke ekonomisine katkı sağladığını kaydetti. Aynı zamanda sulak alanların, doğal dengenin korunması ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilmesi açısından vazgeçilmez bir role sahip olduğunu belirtti.

 

İklim Değişikliğine Karşı Doğal Kalkan

İklim değişikliğinin etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini vurgulayan Aslan, sulak alanların hızla değişen çevresel koşullara uyum sağlama yeteneğinin hem insanlar hem de yaban hayatı için hayati önemde olduğunu söyledi. Bu nedenle dünya genelinde sulak alanların işlevleri ve korunması üzerine yapılan bilimsel araştırmaların artmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

 

Van Gölü Havzası Kuşlar İçin Güvenli Liman

Van Gölü Havzası’nın, nesli tehlike altında olan ya da koruma altındaki çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yaptığını belirten Prof. Dr. Aslan, bölgenin aynı zamanda karasal yaban hayatı açısından da oldukça zengin bir popülasyona sahip olduğunu söyledi. Yapılacak bilimsel çalışmalarla bu türlerin sayısının daha net ortaya konabileceğini ve koruma çalışmalarına önemli katkılar sunulacağını ifade etti.

 

Türkiye’deki Sulak Alanların Beşte Biri Van’da

Van Gölü Havzası’nın büyük ölçüde tahrip edilmemiş doğal yapısıyla dikkat çektiğini kaydeden Aslan, bölgede Türkiye’deki sulak alanların yaklaşık beşte birine karşılık gelen 418 bin 560 hektarlık alan bulunduğunu belirtti. Bu özelliğiyle Van’ın, göçmen ve yerleşik kuş popülasyonu açısından Türkiye’nin en önemli bölgelerinden biri olduğunu vurguladı.

 

Büyük ve Küçük Sulak Alanlar Yaşama Can Veriyor

Van’da Bendimahi, Çelebibağı, Erçek Gölü, Dönemeç Deltası, Turna Gölü, Akgöl ve Karasu Deltası gibi büyük sulak alanların yanı sıra çok sayıda küçük sulak alanın da bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aslan, bu alanların birçok canlı türüne yaşam alanı sunduğunu söyledi. Bu ekosistemlerin Van Gölü Havzası’na ve ülke genelindeki doğal mirasa büyük değer kattığını dile getirdi.

 

“Değeri Yok Olunca Anlaşılan Yerler Olmasın”

Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Prof. Dr. Lokman Aslan,

“Doğal miraslarımızı gelecek nesillere aktarmak istiyorsak onları bugünden korumalıyız. Değeri yok olduktan sonra anlaşılan yerler olmasın,” ifadelerini kullandı.

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.