Doç. Dr. Remzi Sarıkaya’dan ‘dijital yalnızlık’ uyarısı

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, teknolojinin gelişimiyle birlikte insan ilişkilerinde ortaya çıkan kopukluğa ve "dijital yalnızlık" tehlikesine dikkat çekerek çarpıcı uyarılarda bulundu.

Sağlık Yayın: 19 Ekim 2026 - Pazartesi - Güncelleme: 19.10.2026 09:35:00
Editör -
Okuma Süresi: 4 dk.
Google News

 

 

Gelişen iletişim imkanlarına rağmen insanların giderek yalnızlaştığını belirten Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, "İnsanlık tarihinde belki de hiç bu kadar kolay iletişim kurabildiğimiz bir dönem olmadı. Dünyanın öbür ucundaki birine saniyeler içinde ulaşabiliyor, yüzlerce insanın hayatını takip edebiliyor, binlerce kişiyle aynı dijital ortamı paylaşabiliyoruz. Ama garip bir çelişki yaşıyoruz; iletişim imkânlarımız arttıkça, gerçek bağlarımız zayıflıyor" dedi.

 

"Kalabalıkların İçinde de Yalnızız"

Günlük yaşamdan örnekler vererek yalnızlaşma sürecini anlatan Doç. Dr. Sarıkaya, "Bir restorana bakın; aynı masada oturan dört insan, dört ayrı ekrana bakıyor. Bir eve bakın; herkes aynı salonda ama herkes başka bir dünyada. Bir arkadaş toplantısına bakın; sohbetin ortasında telefonlar kontrol ediliyor, bildirimler gerçek insanların önüne geçiyor. Artık yalnız kalmak için tek başımıza olmamız gerekmiyor. Kalabalıkların içinde de yalnızız" şeklinde konuştu.

 

"Sosyal Medyada Takipçimiz Var Ama Gerçekten Dinleyen Var mı?"

Sosyal medyadaki etkileşimlerin gerçek dostlukların yerini tutamadığını vurgulayan Sarıkaya, "Sosyal medyada yüzlerce arkadaşımız, binlerce takipçimiz olabilir. Paylaşımlarımız beğenilebilir, fotoğraflarımıza yorumlar yapılabilir. Ancak zor bir gün geçirdiğimizde gerçekten konuşabileceğimiz kaç insanımız var? Bizi kaç kişi gerçekten dinliyor? Ve biz kaç kişiyi gerçekten dinliyoruz?" ifadelerini kullandı.

 

"Süreğen Yalnızlık Hastalıklara Davetiye Çıkarıyor"

Yalnızlığın tıbbi ve psikolojik boyutuna ilişkin veriler paylaşan Başhekim Sarıkaya, "Psikoloji ve halk sağlığı araştırmaları, yalnızlığın yalnızca duygusal bir mesele olmadığını gösteriyor. Süreğen yalnızlık ve sosyal izolasyon; depresyon, uyku bozuklukları, kardiyovasküler hastalıklar ve erken ölüm riskiyle ilişkili bulunuyor. Elbette dijital teknoloji tek başına yalnızlığın nedeni değil. Hatta doğru kullanıldığında insanları birbirine yaklaştırabiliyor. Ancak yüz yüze ilişkilerin yerini sürekli ekranların alması, sosyal bağlarımızın niteliğini olumsuz etkileyebiliyor" açıklamasını yaptı.

"Görünür Olmayı Anlaşılmakla Karıştırıyoruz"

İnsan ilişkilerindeki yüzeyselleşmeye değinen Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:

 

"Belki de çağımızın en büyük sorunlarından biri; görünür olmayı anlaşılmakla, takip edilmeyi sevilmekle, mesajlaşmayı sohbet etmekle karıştırmamız. Çocuklarımızla aynı evdeyiz ama onları yeterince dinliyor muyuz? Anne babalarımızı aramak yerine mesaj göndermekle yetiniyor muyuz? Dostlarımızın hayatını sosyal medyadan takip ederken gerçekten nasıl olduklarını sormayı unutuyor muyuz? Teknoloji geliştikçe insan ilişkilerimizin de gelişmesi gerekirdi. Oysa bazen en yakınımızdaki insanlara bile uzaklaşıyoruz."

 

"Birbirimizin Yüzüne Bakmalı ve Dinlemeliyiz"

Ekran bağımlılığının azaltılması gerektiğinin altını çizen Sarıkaya, "Belki biraz daha az ekrana, biraz daha fazla birbirimizin yüzüne bakmalıyız. Birlikte yemek yemeli, uzun uzun sohbet etmeli, birbirimizi dinlemeliyiz. Çünkü insanın ihtiyacı yalnızca iletişim kurmak değil; anlaşılmak, önemsenmek ve bir yere ait hissetmektir" dedi.

 

"Herkese Ulaşabiliyoruz Ama Birbirimize Dokunamıyoruz"

Konuşmasını manidar bir mesajla tamamlayan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, "Unutmayalım; bir insanın binlerce takipçisi olabilir ama derdini anlatabileceği tek bir insanı olmayabilir. Çağımızın en büyük yalnızlığı belki de budur. Herkese ulaşabiliyoruz, ama birbirimize dokunamıyoruz" diye konuştu.

 

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.