İzzet Çoban’dan Van’ın ekonomisi için üretim, istihdam ve turizm odaklı projeler

Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Kırmızı Liste Başkan Adayı İzzet Çoban, katıldığı televizyon programında Van’ın ekonomik geleceğine ilişkin projelerini ve seçim sürecinde yaşanan tartışmaları değerlendirdi.

Ekonomi Yayın: 15 Ekim 2026 - Perşembe - Güncelleme: 15.10.2026 11:27:00
Editör -
Okuma Süresi: 17 dk.
Google News

 

 

“Van bizi büyüttü, şimdi sıra bizde” sloganıyla yola çıktıklarını belirten İzzet Çoban; yün iplik ve entegre deri fabrikaları, Van Gölü ulaşım ağı, Van Akademik Odalar Birliği yerleşkesi, tarım ve hayvancılık yatırımları ile turizmin geliştirilmesine yönelik hedeflerini anlattı. Ticaret ve Sanayi Odasının yalnızca evrak işlemleri yapan bir kurum olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Çoban, odanın kentteki sermayeyi, tüccarları ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

 

Van TSO seçimlerine sayılı günler kala başkan adaylarının projelerini kamuoyuyla paylaşmayı sürdürdüğü seçim sürecinde, Kırmızı Liste'den aday olan iş insanı, inşaat mühendisi ve matematikçi İzzet Çoban programa konuk oldu. Van’da doğup büyüdüğünü ve eğitim hayatını kentte sürdürdüğünü anlatan Çoban, öğretmenlik yaptığını, daha sonra inşaat mühendisliği eğitimi aldığını belirterek, Van’a bağlılığını ve kentte yatırım yapma anlayışını dile getirdi. Ailesiyle birlikte Van’dan ayrılmadığını ve yatırımlarını kentte gerçekleştirmeye çalıştığını ifade eden Çoban, seçim çalışmalarında temel hedeflerinin üretimi geliştirmek, istihdam oluşturmak ve kentteki ekonomik aktörleri ortak projeler etrafında buluşturmak olduğunu kaydetti.

 

“Ticaret Odası Yalnızca Evrak Alınan Bir Kurum Olmamalı”

Ticaret ve sanayi odalarının görev ve sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çoban, odaların toplumda zaman zaman yalnızca belge ve evrak işlemlerinin yapıldığı kurumlar olarak algılandığını söyledi. Ticaret odalarının kent ekonomisinde daha etkin bir rol üstlenebileceğini belirten Çoban; tüccarları bir araya getirmenin, sermayeyi ortak yatırımlara yönlendirmenin ve şehrin sorunlarını ilgili kurumlara güçlü bir şekilde taşımanın önemli olduğunu ifade etti. Gelişmiş şehirlerde birçok yatırımın iş insanların bir araya gelmesiyle hayata geçirildiğini dile getiren Çoban, Van’da da benzer bir iş birliği kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kentteki ticaret erbabının ve sermaye sahiplerinin kutuplaşmak yerine ortak hedeflerde buluşması gerektiğini savunarak, Ticaret ve Sanayi Odasının bu birlikteliğe öncülük edebilecek kurumların başında geldiğini söyledi. Çoban, kentin sorunlarının çözümü için sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve siyasilerin ortak hareket etmesinin önemine işaret ederek, Van’ın taleplerinin daha güçlü biçimde ilgili mercilere ulaştırılması gerektiğini belirtti.

 

“Van Bizi Büyüttü, Şimdi Sıra Bizde”

Van’da doğduğunu, büyüdüğünü ve eğitim hayatını burada sürdürdüğünü anlatan Çoban, kente duyduğu bağlılığın adaylık kararında etkili olduğunu ifade etti. Öğretmenlik yaptığı dönemde yetiştirdiği öğrencilerin bugün farklı meslek gruplarında görev aldığını belirten Çoban, seçim sürecinde kendisini arayan ve destek olmak isteyen eski öğrencilerinin bulunmasının kendisini mutlu ettiğini söyledi. Öğretmenlik mesleğinin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını dile getiren Çoban, eski öğrencilerinin seçim çalışmalarında gönüllü olarak yanında yer aldığını belirterek kendilerine teşekkür etti. Ailesiyle birlikte Van’da yaşamayı ve yatırımlarını kentte gerçekleştirmeyi tercih ettiklerini kaydeden Çoban, “Van bizi büyüttü, şimdi sıra bizde” sloganının kendileri açısından bir sorumluluğu ifade ettiğini vurguladı.

“Kurtuluşumuz Yeniden Üretimdedir”

Van’ın ekonomik potansiyelinin değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çoban, tarım ve hayvancılığın kentin temel ekonomik dinamikleri arasında bulunduğunu söyledi. Özellikle küçükbaş hayvancılıkta Van’ın önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çoban, hayvancılıktan elde edilen ürünlerin ham madde olarak kalmaması, işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Köylerde üretime yeniden yönelmek isteyen vatandaşlarla görüştüklerini belirten Çoban, bazı kişilerin köylerine dönerek hayvancılık ve tarımsal üretim yapmak istediklerini ancak yeterli bilgi ve deneyime sahip olmadıklarını dile getirdiğini aktardı. Bu kapsamda kendi çiftliklerini eğitim ve uygulama alanlarına dönüştürmeyi hedeflediklerini anlatan Çoban, gençlerin ve köye dönmek isteyen vatandaşların veteriner hekimler ile deneyimli çalışanlardan eğitim almasını, ardından kendi işletmelerini kurabilmelerini desteklemeyi planladıklarını söyledi. Çoban, bölgelerinde modern yöntemlerle faaliyet gösteren yaklaşık 30 çiftliğin bulunduğunu belirterek, üretime dayalı işletmelerin yaygınlaşmasının hem istihdama hem de bölgesel ekonomiye katkı sağlayacağını ifade etti.

 

Van Yün İplik Fabrikası Yeniden Gündemde

Çoban’ın öne çıkardığı projelerden biri, geçmişte kentte faaliyet gösteren Van Yün İplik Fabrikası’nın yeniden hayata geçirilmesi oldu. Van’ın küçükbaş hayvancılık geçmişine ve yünün geçmişteki ekonomik değerine dikkat çeken Çoban; yün iplik fabrikasının 1976 yılında sermayedarların bir araya gelmesiyle kurulduğunu, daha sonra Sümer Holding’e devredildiğini ve 2002 yılında kapandığını anlattı. Koyun yününün günümüzde yeterince değerlendirilemediğini belirten Çoban, yünün sanayiye kazandırılmasının hayvancılıkla uğraşan aileler için yeni bir gelir kaynağı oluşturabileceğini söyledi. Projeye ilişkin tanıtımda, yaklaşık 15 bin metrekarelik modern bir tesis kurulması, yılda 4 bin 250 ton ham yünün işlenmesi ve 780 kişilik doğrudan istihdam hedefi paylaşıldı. Ayrıca 5 bin ila 6 bin aileden düzenli yün alımıyla 30 binden fazla kişinin gelirine katkı sağlanmasının amaçlandığı ifade edildi. Projede yünün iplik ve kumaşın yanı sıra kazak, hırka, çorap, halı, kilim ve battaniye gibi ürünlere dönüştürülmesi planlanıyor. Yünden elde edilebilecek lanolin ve diğer yan ürünlerin de farklı sektörlerde değerlendirilmesi hedefleniyor. Çoban, projenin yalnızca bir fabrikanın kurulmasından ibaret olmadığını, hayvancılıkla uğraşan üreticiden sanayiciye kadar geniş bir kesimin ekonomik sürece katılmasını amaçladığını belirtti.

 

Entegre Deri ve Ayakkabı Üretim Merkezi Hedefi

Çoban’ın açıkladığı bir diğer proje ise Van’da geçmişte faaliyet gösteren deri ve kundura üretiminin yeniden canlandırılması oldu. Van’ın üretim geçmişinde deri işçiliğinin önemli bir yeri bulunduğunu belirten Çoban, bu alandaki birikimin modern üretim teknolojileriyle yeniden değerlendirilmesini istediklerini söyledi. Projeye göre Van ve çevresinden temin edilecek uygun derilerin kayıtlı bir tedarik ağı üzerinden değerlendirilmesi, ham maddenin işlenerek ayakkabı, bot, çanta, cüzdan ve benzeri katma değerli ürünlere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Tanıtımda, çevreye duyarlı tabaklama yöntemleri, suyun geri kazanımı, dijital tasarım ve bilgisayar kontrollü kesim gibi uygulamalara yer verildi. Tesisin tam kapasiteyle çalışması durumunda 492 kişilik istihdam oluşturmasının hedeflendiği aktarıldı. Çoban, Van’ın hayvancılık alanındaki potansiyeline rağmen yün, deri ve et ürünlerinde ulusal ölçekte güçlü markalar oluşturulamamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi. Kentin ham madde üretmenin yanı sıra bu ürünleri işleyen ve pazarlayan bir sanayi yapısına kavuşması gerektiğini ifade etti.

 

“Fabrikaları Oda Değil, Ortaklık Yapısı Hayata Geçirecek”

Yün iplik ve deri fabrikası projelerinin finansman modeline de değinen Çoban, Ticaret ve Sanayi Odasının kendi bütçesiyle doğrudan fabrika kurmasını öngörmediklerini belirtti. Projelerin fizibilite, pazar araştırması ve maliyet çalışmalarının hazırlandığını söyleyen Çoban, odanın temel rolünün iş insanlarını ve sermaye sahiplerini bir araya getirerek ortak yatırımın önünü açmak olacağını ifade etti. Çoban’ın anlattığı modele göre, yatırımın belirli bir ortaklık yapısıyla oluşturulması, hisselerin belirlenmesi ve daha geniş kesimlerin katılımına imkân tanınması planlanıyor. Ticaret ve Sanayi Odasının da bu süreçte öncü ve kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Çoban, yaptıkları çalışmalarda projelerin 18 ayda kendisini amorti edebileceği yönünde bir öngörü bulunduğunu belirtti. Bu sürenin ve yatırımın uygulanabilirliğinin projelerin ayrıntılı maliyet ve finansman hesapları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Projelerin temel hedeflerinden birinin daha fazla iş insanını ortak yatırımlara katmak olduğunu dile getiren Çoban, böylece yeni işletmelerin kurulmasının, istihdamın artmasının ve ticari faaliyetlerin canlanmasının amaçlandığını söyledi.

 

Van Gölü İçin Ulaşım Ağı Önerisi

Çoban’ın dikkat çeken projeleri arasında Van Gölü’nün ulaşım amacıyla değerlendirilmesi de yer aldı. Kentte yaşanan trafik yoğunluğuna alternatif oluşturmak ve göl çevresindeki yerleşimler arasında ulaşımı geliştirmek istediklerini belirten Çoban, Van Gölü Ulaşım Ağı projesini anlattı. Proje tanıtımında, Edremit ve Gevaş gibi noktalardan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsüne ulaşımın yanı sıra Tatvan, Erciş, Ahlat ve Adilcevaz gibi yerleşimlerle göl üzerinden bağlantı kurulması hedefi öne çıktı. Çoban, özellikle öğrencilerin, çalışanların ve hastaneye gitmek isteyen vatandaşların ulaşımını kolaylaştıracak seferlerin değerlendirilebileceğini ifade etti. Kampüs iskelesinden fakültelere ve hastaneye uzanan ring bağlantıları da projenin tanıtımında yer aldı. Ulaşım hatlarının ve iskelelerin planlanması, ardından uygun işletme modellerinin oluşturulması gerektiğini belirten Çoban, belirlenen güzergâhlarda özel işletmelerin de faaliyet gösterebileceği bir sistem öngördüklerini anlattı. Van Gölü’nün yalnızca doğal güzelliğiyle değil, ulaşım ve turizm açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, gölün ekonomik ve sosyal yaşama daha fazla katkı sunmasını amaçladıklarını söyledi.

 

Van Akademik Odalar Birliği Yerleşkesi

Çoban’ın tanıttığı projelerden biri de Van Akademik Odalar Birliği yerleşkesi oldu. Kentte farklı adreslerde faaliyet gösteren meslek odalarının ortak bir yerleşkede buluşturulmasını hedeflediklerini belirten Çoban, bu yapının meslek kuruluşları arasındaki iş birliğini güçlendireceğini ifade etti. Proje tanıtımında yaklaşık 20 meslek odasına bağımsız çalışma alanları sağlanması, ortak toplantı ve etkinlik alanlarının oluşturulması ve mesleki dayanışmanın geliştirilmesi hedefleri paylaşıldı. Mimarlar, mühendisler, hekimler ve diğer meslek gruplarının bilgi ve deneyimlerini ortak bir zeminde buluşturmasının kent açısından önemli olduğunu dile getiren Çoban, meslek odalarının Van’ın gelişimine yönelik çalışmalarda daha etkin rol üstlenebileceğini söyledi. Projede gıda analizleri, toprak ve su analizleri, yapı malzemesi testleri ve elektriksel ölçümler gibi teknik hizmetlerin sunulabileceği laboratuvarların oluşturulması da öngörülüyor. Böylece hem üreticilere hem de kentteki işletmelere teknik destek sağlanması amaçlanıyor. Çoban, meslek odalarının daha uygun çalışma koşullarına kavuşmasının yanı sıra genç meslek mensuplarının deneyimli isimlerle bir araya gelebileceği bir ortam oluşturmayı da hedeflediklerini kaydetti.

 

Mobilya, Beyaz Eşya ve Toptancılar İçin Ortak Alanlar

Çoban, henüz ayrıntıları paylaşılmayan başka projeler üzerinde de çalıştıklarını belirtti. Mobilya ve beyaz eşya sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerin bir araya gelebileceği ortak bir ticaret alanı oluşturmayı planladıklarını ifade eden Çoban, benzer bir modelin toptancılar ve inşaat malzemesi satıcıları için de değerlendirildiğini söyledi. Bu projelerde de Ticaret ve Sanayi Odasının doğrudan yatırımcı olmaktan çok üyeleri bir araya getiren, kooperatifleşmeyi destekleyen ve gerekli hibe kaynaklarına erişimde yardımcı olan bir rol üstlenmesini öngördüklerini belirtti. Çoban ayrıca mandıra projesi üzerinde de çalıştıklarını, bu projeye ilişkin ayrıntıları ilerleyen dönemde paylaşmayı planladıklarını ifade etti.

 

Turizm İçin Tanıtım ve Kültürel Miras Vurgusu

Van’ın turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini savunan Çoban, kentin doğal güzelliklerinin, tarihi alanlarının ve kültürel mirasının daha etkili biçimde tanıtılması gerektiğini söyledi. Özellikle Van Gölü’nün ve çevre ilçelerin sahip olduğu potansiyele dikkat çeken Çoban, kentin kendi güzelliklerini hem Vanlılara hem de dışarıdan gelecek ziyaretçilere daha iyi anlatması gerektiğini ifade etti. Van’ın tanıtımında sinema ve kültür mirasının da önemli bir fırsat olabileceğini belirterek, “Vizontele” filminin çekildiği alanların korunması ve turizme kazandırılması konusundaki eksikliklere değindi. Bu tür alanların korunmasının ziyaretçi ilgisini artırabileceğini dile getirdi. Bahçesaray ve Çatak ziyaretlerinde yapılan görüntü paylaşımlarının ardından çok sayıda kişinin bölgenin güzelliklerine ilişkin kendilerine ulaştığını anlatan Çoban, Van’ın bazı doğal ve kültürel değerlerinin kentte yaşayanlar tarafından dahi yeterince tanınmadığını söyledi. Turizmi tarım ve hayvancılık kadar önemli gördüklerini belirterek, kentin tanıtımına yönelik kapsamlı çalışmalar yürütmeyi hedeflediklerini kaydetti.

 

Önceki Dönem Projelerine İlişkin Eleştiriler

Önceki Van TSO seçimlerinde açıklanan projelerin de gündeme geldiği programda Çoban, önceki seçim döneminde farklı listeler tarafından ortaya konulan projelerin önemli bir bölümünün beklenen sonuçları verip vermediğinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Eğitim kampüsü, burs ve kadın girişimciliği destekleri, çağrı merkezleri, Besi Organize Sanayi Bölgesi, dijital hafıza haritası, e-ticaret, yapay zekâ, yeni dış pazarlar, lojistik merkezi, gastronomi ve kültür-sanat projeleri gibi başlıklar üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Çoban, projelerin yalnızca seçim dönemlerinde açıklanmasının yeterli olmadığını, uygulama süreçlerinin ve sonuçlarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundu. Bazı projelerin hayata geçirilmesi konusunda yeterli ilerleme göremediğini düşündüğünü belirterek, Ticaret ve Sanayi Odasının üyelerine karşı sorumluluğunun seçim sonrasında da devam etmesi gerektiğini söyledi. Rakip adaylara yönelik eleştirilerinde kişisel saygının korunması gerektiğini de vurgulayan Çoban, farklı adayların aynı kentin insanları olduğunu ve eleştirilerin hakaretle karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.

 

“1.565 Üyeyle İlgili Süreçte Daha Önce Açıklama Yaptık”

Röportajın önemli başlıklarından biri de Van TSO seçimlerinde 1.565 üyenin oy kullanma durumuna ilişkin tartışmalar oldu. Konuya ilişkin soruları yanıtlayan Çoban, söz konusu üyelerle ilgili gelişmeler hakkında daha önce kamuoyuna açıklama yaptıklarını belirtti. Çoban, 28 Eylül 2026 tarihinde yayımladıkları açıklamada, üyelerin listelerdeki durumlarının takip edilebilmesi için mevcut oda yönetiminden listeleri talep ettiklerini ancak bu bilgilere erişmekte güçlük yaşadıklarını ileri sürdü. Mevcut oda başkanından aktif üye sayısı ve seçim listelerine ilişkin bilgi talep ettiklerini, kendilerine kişisel verilerin korunmasına ilişkin gerekçelerle listelerin verilemeyeceğinin bildirildiğini aktaran Çoban, adaylar arasında bilgiye erişim bakımından eşitlik bulunmadığını savundu. Oda internet sitesinde yayımlanan üye sayısıyla mevcut yönetimin dile getirdiği aktif üye sayısı arasında fark bulunduğunu belirterek, üyelerin durumlarını kontrol edebilmeleri için daha açık bilgilendirme yapılması gerektiğini ifade etti. Çoban, 1.565 üyeyle ilgili süreçte üyelerin kendi durumlarını sorgulamalarını ve gerekli işlemleri zamanında yapmalarını istediklerini söyledi. Üyelerin seçme ve seçilme haklarının korunmasının önemine dikkat çeken Çoban, kendilerine ulaşan kişilere hukuki destek sağlanması için çalıştıklarını kaydetti. Söz konusu üyelerin oy kullanma durumuna ilişkin kararların seçim kurulları tarafından alındığına işaret edilen programda, itiraz sürecine ilişkin gelişmeler de ele alındı. Çoban, üyelerin yaşanan süreç nedeniyle mağdur edilmemesi gerektiğini savunarak, sorumluluğun doğrudan üyelere yüklenmesini doğru bulmadığını dile getirdi.

 

“Her Sandıkta Avukat Bulundurmayı Hedefliyoruz”

Çoban, seçim günü yaşanabilecek sorunlara ilişkin endişeler konusunda da açıklamalarda bulundu. Önceki seçim döneminde yaşanan tartışmalardan ders çıkardıklarını belirten Çoban, bu seçimde gerekli hukuki tedbirleri almaya çalıştıklarını söyledi. Seçim günü hemen hemen her sandıkta bir avukatın bulunmasını hedeflediklerini ifade eden Çoban, üyelerin iradelerinin sandığa yansıması gerektiğini vurguladı. Seçim sürecinin adil, şeffaf ve hoşgörü içerisinde geçmesinin önemine dikkat çekerek, tüccarların ve oda üyelerinin seçimlere ilişkin kaygılarının giderilmesi gerektiğini belirtti.

 

“Van’ın Geleceği İçin Birlikte Çalışmalıyız”

Röportajın sonunda seçim çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çoban, Van’ın ekonomik gelişiminin yalnızca tek bir kurumun veya kişinin çabasıyla sağlanamayacağını ifade etti. Ticaret ve Sanayi Odasının iş insanlarını, meslek örgütlerini ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren bir yapı olması gerektiğini belirten Çoban; ortak yatırımların, üretimin, istihdamın ve kentin tanıtımının öncelikli konular arasında yer aldığını söyledi. Van’ın sahip olduğu tarım, hayvancılık, turizm ve sınır kenti olma avantajlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Çoban, açıkladığı projelerin bir bölümünü programda anlattığını, diğer projelerini ise ilerleyen dönemde kamuoyuyla paylaşmayı planladığını kaydetti. Çoban, seçim sürecinde üyelerin demokratik haklarının korunmasının önemine işaret ederek, seçim günü gerekli tedbirleri alacaklarını ve üyelerin iradesinin sandığa yansıması için çalışacaklarını ifade etti.

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.